Konuşmadan önce gelen dil: bakış, işaret ve sıra alma nedir?
Çocuğunuz mutfakta size dönüp dolabı işaret ediyor, sonra gözlerinizi arıyor: "Gördün mü?" der gibi. Henüz tek bir kelime söylemese de aslında çoktan sizinle konuşuyor. Çoğu ebeveyn bu sahneye "daha konuşmuyor" diye bakar; oysa orada olan şey, konuşmanın ta kendisinin provasıdır.
Dil, ağızdan değil ilişkiden doğar. Bir çocuğun konuşabilmesi için önce dört şeyi keşfetmesi gerekir: göz teması, bakışını bir nesneyle sizin aranızda gidip getirme, işaret etme ve sıra alma. Bunların toplamına ortak dikkat (joint attention) denir; yani çocukla yetişkinin aynı şeye, birbirinin de baktığını bilerek bakması. Konuşma öncesi dilin omurgası budur.
İşaret etmenin iki türü vardır ve ikisi aynı şey değildir. Bir çocuk uzanamadığı bir nesneyi sizin almanız için gösterebilir (istek bildiren işaret); ya da yalnızca dikkatinizi çekmek, onu sizinle paylaşmak için gösterebilir (paylaşan işaret). Araştırmalar, "bak, şuna beraber bakalım" diyen bu ikinci işaretin ileride sözcük dağarcığını çok daha güçlü biçimde öngördüğünü ortaya koyuyor. On iki aydaki işaret miktarı, yirminci aydaki kelime sayısına dair bir ipucu verebilir; bir nesneyi göstermek çoğunlukla onun adını söylemekten yaklaşık iki ila üç ay önce gelir. İşaret, kelimenin habercisidir.
Sıra alma ise dilin ritmidir. Çocuk bir ses çıkardığında siz yanıt verir, o yine çıkarır, siz yine dönersiniz; bu alışveriş tıpkı bir tenis topu gibi gidip gelir. Harvard'ın gelişim merkezinin "karşılık verme" (serve and return) dediği bu döngü, beynin dil ve sosyal bağlantılarını fiilen örer. Asıl belirleyici olan ortamda ne kadar konuşulduğu değil; çocuğun bu sohbete kaç kez gerçekten katıldığı, kelime dağarcığının büyümesini duyulan kelime sayısından daha iyi haber verir.
Henüz konuşmayan bir çocuğun karşısında sessizce beklemek yerine, onun zaten gönderdiği sinyalleri yakalayabilirsiniz. Gösterdiği şeyi adlandırıp ona bakmak ("Evet, kuş! Uçtu"), çıkardığı her sese kısa bir cevapla dönmek, kitaptaki resmi birlikte parmakla takip etmek, el sallama gibi günlük jestleri abartmadan çoğaltmak işe yarayabilir; on altı aya doğru bir çocuğun pek çok jesti rahatça kullanması beklenir. Konuşmanın duyulan kısmı geç gelse de, bakışla, işaretle ve sıra almayla örülen bu zemin siz karşılık verdikçe sağlamlaşır. On sekiz aya kadar hiç işaret etmemek ya da göz temasından tümüyle kaçınmak ise, gelişimin bütünü içinde tek başına ele alınmayı hak eden bir işarettir.
Bu temadaki diğer yazılar
Bebeklerin dil gelişiminde yüz ifadeleri neden önemlidir?
Bebeğiniz kelimeleri henüz anlamasa da yüzünüzü dikkatle izlemesi tesadüf değildir; çünkü dili yalnızca seslerden değil, yüzü, mimikleri, ağız hareketlerini ve duygusal tonu birlikte izleyerek öğrenir. Önemli olan sürekli öğretmek değil, günlük anları küçük iletişim fırsatlarına çevirmektir.
Doğrulandı · 91Kitap okumak için çok erken mi?
0–12 ayda kitap okumak için erken değildir; amaç hikâyeyi takip etmesi değil, dili, sesi, yüz ifadelerini ve sizinle paylaştığı dikkat anlarını deneyimlemesidir. Bebek sayfayı ısırabilir ya da kısa bakabilir; önemli olan kitabı performans değil, keyifli bir iletişim anı yapmaktır.
Doğrulandı · 92Agulama dil gelişimi için neden önemlidir?
Agulama sadece sevimli bir dönem değil, dil gelişiminin erken ve önemli basamaklarından biridir; bebek bu seslerle ağzını, sesini ve karşısındakinin tepkisini keşfeder. Bu dönemde özel bir eğitim gerekmez; bebeğin sesine kısa kısa cevap vermek yeterlidir.
Doğrulandı · 93